Rutin bir hemogramda nötrofil, lenfosit, monosit ve trombosit sayıları ayrı ayrı raporlanır. Son yıllarda araştırmacılar bu hücre sayılarını birbirleriyle ilişkilendirerek NLR, SII ve SIRI gibi kolay hesaplanabilen indeksler kullanmaya başladı.
Bu göstergelerin cazibesi anlaşılırdır: Ek bir kan örneği gerektirmezler, maliyetleri düşüktür ve geriye dönük klinik verilerden hesaplanabilirler. Ancak kolay hesaplanmaları, kolay yorumlandıkları anlamına gelmez.
Özellikle çocuklarda, epilepside ve medikal ketojenik diyet çalışmalarında bu indeksler hakkında konuşurken şu temel ayrım korunmalıdır:
NLR, SII ve SIRI araştırma amaçlı, hemogramdan türetilmiş göstergelerdir. Tek başlarına inflamasyon, nöroinflamasyon, epilepsi veya tedavi yanıtı tanısı koymazlar.
Bir sonucun anlamı; çocuğun yaşı, yakın zamanda enfeksiyon geçirip geçirmediği, kanın nöbetten ne kadar sonra alındığı, kullanılan ilaçlar, eşlik eden hastalıklar ve laboratuvar yöntemiyle birlikte değerlendirilir.
Bu makale, indekslerin ne olduğunu ve nasıl hesaplandığını açıklarken aynı zamanda neden tek bir rakam üzerinden klinik sonuç çıkarılamayacağını göstermeyi amaçlamaktadır.
Kısa cevap: Bu üç indeks bize ne söyler?
- NLR, nötrofil sayısının lenfosit sayısına oranıdır.
- SII, nötrofil ve trombosit sayılarını lenfosit sayısıyla birlikte kullanır.
- SIRI, nötrofil ve monosit sayılarını lenfosit sayısıyla birlikte kullanır.
- Üçü de laboratuvarın doğrudan ölçtüğü yeni maddeler değildir; rutin hemogram verilerinden hesaplanırlar.
- Grup düzeyindeki araştırmalarda inflamatuvar veya stresle ilişkili biyolojik örüntüler hakkında bilgi sağlayabilirler.
- Tek bir çocukta, tek bir ölçümle hastalık veya tedavi kararı vermek için yeterli değildirler.
Önce hemogramdaki hücreleri tanıyalım
İndeksleri anlayabilmek için formüllerde yer alan hücrelerin görevlerini genel hatlarıyla bilmek gerekir.
Nötrofiller
Nötrofiller doğuştan gelen bağışıklık sisteminin önemli hücrelerindendir. Bakteriyel enfeksiyonlar, akut doku hasarı, fizyolojik stres ve bazı inflamatuvar durumlarda sayıları değişebilir.
Ancak nötrofil yüksekliği her zaman aynı nedeni göstermez. Enfeksiyon, kortikosteroid kullanımı, akut stres, cerrahi, travma ve nöbet gibi birçok durum nötrofil sayısını etkileyebilir.
Lenfositler
Lenfositler adaptif bağışıklık yanıtının önemli bileşenleridir. T hücreleri, B hücreleri ve doğal öldürücü hücreler gibi farklı alt grupları vardır.
Akut stres, enfeksiyonlar, ilaçlar, yaş ve bağışıklık durumundaki değişiklikler lenfosit sayısını etkileyebilir. Dolayısıyla NLR'nin yükselmesi yalnızca nötrofillerin artmasından değil, lenfositlerin azalmasından veya her ikisinin birlikte değişmesinden kaynaklanabilir.
Monositler
Monositler doğuştan gelen bağışıklık sisteminde yer alır; dokuya geçtiklerinde makrofaj ve dendritik hücre benzeri hücrelere dönüşebilirler. Enfeksiyon, doku hasarı ve bazı kronik inflamatuvar süreçlerle ilişkili olarak sayıları değişebilir.
SIRI formülünde monositler bulunduğu için, bu indeks yalnızca nötrofil-lenfosit dengesini değil, monosit bileşenini de içerir.
Trombositler
Trombositler en çok kanama ve pıhtılaşmadaki rolleriyle bilinir. Bununla birlikte bağışıklık sinyalleşmesi ve inflamatuvar süreçlerle de etkileşebilirler.
SII formülünde trombosit sayısının yer alması, bu indeksi NLR'den ayıran temel özelliklerden biridir. Fakat trombosit sayısı demir eksikliği, enfeksiyon, inflamasyon ve çeşitli hematolojik durumlarda değişebildiğinden, SII de bağlamdan bağımsız yorumlanamaz.
NLR nasıl hesaplanır?
NLR, İngilizce neutrophil-to-lymphocyte ratio ifadesinin kısaltmasıdır.
Formül:
NLR = mutlak nötrofil sayısı / mutlak lenfosit sayısı
Örneğin:
- Nötrofil: 4,0 × 10⁹/L
- Lenfosit: 2,0 × 10⁹/L
ise:
NLR = 4,0 / 2,0 = 2,0
NLR boyutsuz bir orandır.
Bazı yayınlar mutlak hücre sayılarını, bazıları ise aynı hemogramdan elde edilen yüzdeleri kullanabilir. Matematiksel olarak oran çoğu durumda benzer olsa da yuvarlama, raporlama yöntemi ve veri temizleme farkları karşılaştırmayı etkileyebilir. Araştırma yönteminde hangi sayıların kullanıldığı açıkça belirtilmelidir.
SII nasıl hesaplanır?
SII, İngilizce systemic immune-inflammation index ifadesinin kısaltmasıdır.
Formül:
SII = trombosit sayısı × nötrofil sayısı / lenfosit sayısı
Aynı örneğe trombosit sayısını ekleyelim:
- Trombosit: 300 × 10⁹/L
- Nötrofil: 4,0 × 10⁹/L
- Lenfosit: 2,0 × 10⁹/L
SII = 300 × 4,0 / 2,0 = 600 × 10⁹/L
Bu formül trombosit bileşeni içerdiği için, trombosit sayısındaki değişiklik SII'yi NLR'den bağımsız biçimde etkileyebilir.
SIRI nasıl hesaplanır?
SIRI, İngilizce systemic inflammation response index ifadesinin kısaltmasıdır.
Formül:
SIRI = nötrofil sayısı × monosit sayısı / lenfosit sayısı
Örneğin:
- Nötrofil: 4,0 × 10⁹/L
- Monosit: 0,5 × 10⁹/L
- Lenfosit: 2,0 × 10⁹/L
SIRI = 4,0 × 0,5 / 2,0 = 1,0 × 10⁹/L
SII ve SIRI için kullanılan birimler ve olası ölçekleme biçimleri makaleden makaleye farklı sunulabilir. Bu nedenle yalnızca sayısal sonuçlara bakarak iki çalışmayı karşılaştırmak yerine formül, birim ve veri işleme yöntemi de kontrol edilmelidir.
Bu örnekler yalnızca hesaplamayı göstermek içindir. Verilen sayılar klinik bir “normal” veya “anormal” yorumuna karşılık gelmez.
Aynı yüksek değer farklı biyolojik örüntülerden oluşabilir
NLR'nin 3,0 olduğunu düşünelim. Bu sonuç:
- nötrofil sayısı yükseldiği için,
- lenfosit sayısı azaldığı için,
- veya her ikisi birlikte değiştiği için
ortaya çıkmış olabilir.
Aynı durum SII ve SIRI için daha da karmaşıktır. SII trombositlerden, SIRI ise monositlerden etkilenir.
Bu nedenle iyi bir bilimsel analiz yalnızca bileşik indeksi değil, indeksi oluşturan hücre sayılarını da ayrı ayrı raporlamalıdır. Tek bir oran, altında yatan farklı biyolojik yolları gizleyebilir.
Bu indeksler ilk olarak epilepsi için geliştirilmedi
NLR, SII ve SIRI'nin kökenini bilmek, onları doğru çerçeveye oturtmaya yardımcı olur.
NLR'nin erken kullanımı
2001 yılında Zahorec, yoğun bakımda cerrahi stres, abdominal sepsis ve ağır sepsis yaşayan yetişkinlerde nötrofil ve lenfosit değişimlerini inceledi. Çalışma, nötrofil-lenfosit oranını kolay ölçülebilen bir stres ve sistemik inflamasyon göstergesi olarak tartıştı.
Bu çalışma erişkin yoğun bakım hastalarına aitti; NLR bir çocukluk çağı epilepsi testi olarak geliştirilmedi.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11723675/ ↗
SII'nin kökeni
SII, 2014 yılında hepatoselüler karsinom nedeniyle cerrahi uygulanan yetişkinlerde prognozu değerlendirmek amacıyla geliştirildi. Formül nötrofil, lenfosit ve trombosit sayılarını bir araya getiriyordu.
Bu nedenle o çalışmada kullanılan eşik değerin çocuklara, epilepsiye veya ketojenik diyet tedavisine taşınması bilimsel olarak doğru değildir.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25271081/ ↗
SIRI'nin kökeni
SIRI ise 2016 yılında kemoterapi alan pankreas kanserli yetişkinlerde sağkalım tahmini için geliştirildi ve daha sonra farklı hastalık gruplarında araştırıldı.
SIRI'nin başka bir hasta grubunda prognostik bulunması, pediatrik epilepside aynı şekilde çalışacağı anlamına gelmez.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27152949/ ↗
Çocuklar küçük yetişkinler değildir
Çocuklarda kan hücrelerinin normal dağılımı yaşla birlikte belirgin biçimde değişir. Özellikle yaşamın ilk yıllarında nötrofil ve lenfosit oranları erişkinlerden farklıdır; ergenlik dönemine kadar da yaşa ve bazen cinsiyete bağlı değişimler sürebilir.
Moosmann ve arkadaşları, doğumdan 18 yaşa kadar 232.746 hemogramı ve 60.685 hastayı veri madenciliği yöntemiyle değerlendirdi. Yüksek CRP ve prokalsitonin sonuçları dışlanarak NLR, PLR ve LMR için yaşa ve cinsiyete özgü referans aralıkları tahmin edildi. Çalışma, pediatrik yorumun erişkin eşikleriyle yapılmaması gerektiğini gösteren önemli örneklerden biridir.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34816610/ ↗
2026'da yayımlanan başka bir çalışma, Çin'in Zigong bölgesinde fizik muayeneye gelen 2.106 sağlıklı çocukta NLR ve SII dahil bazı indeksler için yaşa özgü yerel referans aralıkları oluşturdu. NLR aralıkları yaş gruplarına göre şöyleydi:
- 28 gün–2 yaş: 0,10–0,92
- 2–6 yaş: 0,35–1,88
- 6–18 yaş: 0,57–2,30
Aynı çalışmada SII aralıkları:
- 28 gün–2 yaş: 28,60–298,85 × 10⁹/L
- 2–6 yaş: 83,09–601,33 × 10⁹/L
- 6–18 yaş: 140,02–657,19 × 10⁹/L
olarak bildirildi.
Ancak bu sayılar Zigong bölgesindeki çocuklara, kullanılan XN-1000 analizörüne ve çalışmanın seçme ölçütlerine aittir. Türkiye'deki her çocuk ve her laboratuvar için evrensel referans aralıkları değildir. Araştırmacılar da sonuçların yerel klinik uygulamaya uygunluğunu vurguladı.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41549237/ ↗
SIRI için çocukluk çağında aynı düzeyde yerleşmiş, evrensel bir referans sistemi bulunmadığından yorum daha da dikkatli yapılmalıdır.
“NLR yüksek” demek neden tek başına yeterli değildir?
Bir NLR, SII veya SIRI sonucunu etkileyebilecek faktörlerden bazıları şunlardır:
- yaş,
- akut veya yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyon,
- ateş,
- kanın nöbetten önce mi sonra mı alındığı,
- nöbetin süresi ve tipi,
- status epileptikus,
- kortikosteroid veya ACTH kullanımı,
- diğer ilaçlar,
- bağışıklık ve hematolojik hastalıklar,
- demir eksikliği gibi trombosit sayısını etkileyen durumlar,
- hidrasyon durumu,
- laboratuvar analizörü,
- örnekleme ve veri temizleme yöntemi.
Bu nedenle bir araştırmada gruplar arasında istatistiksel fark görülmesi, tek bir birey için tanısal eşik oluştuğu anlamına gelmez.
Nöbetin kendisi hemogramı değiştirebilir
Epilepsi araştırmalarındaki en önemli karıştırıcı değişkenlerden biri, kan örneğinin nöbete göre ne zaman alındığıdır.
Aydogan ve arkadaşları, bakteriyel enfeksiyon bulgusu olmayan ilk afebril nöbetli 62 çocuğu inceledi. Lökositoz, status epileptikus olmayan çocukların %8'inde; status epileptikus olanların ise %41,6'sında görüldü. Başlangıçtaki lökositoz 24 saat içinde geriledi.
Bu çalışma, nöbet sonrasında görülen kan hücresi değişikliğinin her zaman enfeksiyon anlamına gelmeyebileceğini ve zamanlamanın kritik olduğunu gösterir.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17608311/ ↗
Erişkinlerde yapılan başka çalışmalar da akut nöbet sonrası ilk saatlerde ölçülen lökosit ve NLR değerlerinin günler sonraki ölçümlerden farklı olabileceğini göstermiştir.
Güneş ve Büyükgöl, jeneralize epileptik nöbet sonrası inflamatuvar hücre oranlarını inceledi. Li ve arkadaşları ise epilepsili 115 kişide nöbetten sonraki ilk 24 saat içindeki NLR ile 5–14 gün sonraki NLR'yi karşılaştırdı; akut dönemdeki NLR'nin nöbet şiddeti ve tekrarlayan nöbetlerle ilişkili olduğunu bildirdi.
📚 Kaynaklar:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31983256/ ↗
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36341114/ ↗
Bu tür veriler önemlidir; ancak iki yönlü bir yorum gerektirir:
Yüksek NLR nöbetle ilişkili olabilir; fakat akut nöbet de NLR'yi yükseltmiş olabilir.
Bu nedenle nedensellik, tek bir nöbet sonrası kan örneğinden çıkarılamaz.
Periferik kandaki bir oran doğrudan nöroinflamasyon ölçümü değildir
“Nöroinflamasyon” merkezi sinir sistemi içindeki bağışıklık ve inflamatuvar süreçleri ifade eder. Bu süreçler mikroglia, astrositler, sitokinler, kan-beyin bariyeri ve farklı hücresel sinyal yollarını içerebilir.
NLR, SII ve SIRI ise dolaşımdaki kan hücrelerinin sayılarından hesaplanır.
Bu nedenle:
- NLR yüksekliği beynin içinde ne olduğunu doğrudan göstermez.
- SII veya SIRI, beyin dokusu ya da beyin omurilik sıvısındaki inflamasyonu ölçmez.
- Periferik ve merkezi süreçler arasında ilişki olabilir; ancak bunlar eş anlamlı değildir.
“Kan tahlilinde inflamasyon yüksek, dolayısıyla beyinde inflamasyon var” şeklindeki doğrudan çıkarım bilimsel olarak savunulamaz.
Epilepsi araştırmalarında ne bulundu?
Büyük erişkin kohortunda ilişki
2024'te UK Biobank verileriyle yapılan prospektif bir çalışmada 497.291 yetişkin ortanca 12,43 yıl izlendi ve 2.715 kişide epilepsi gelişti. Daha yüksek NLR, PLR, SII ve monosit sayıları ile epilepsi gelişme riski arasında mütevazı ilişkiler bildirildi.
Ancak bu çalışma:
- çocuklarda yapılmadı,
- gözlemseldi,
- epilepsi tanısı koymak için NLR kullanmadı,
- ilişkiyi nedensellik olarak kanıtlamadı.
Büyük örneklem önemli olsa da sonuçlar tek bir kişinin laboratuvar sonucundan gelecekte epilepsi gelişeceğini öngörmek için kullanılamaz.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39433008/ ↗
Pediatrik VNS çalışması
2026'da yayımlanan retrospektif bir çalışmada vagus sinir stimülasyonu uygulanan ilaçlara dirençli epilepsili 108 çocukta NLR, SII, SIRI ve diğer hemogram temelli indeksler incelendi. Başlangıç değerleri ve ameliyat sonrası değişimlerle VNS yanıtı arasında bazı ilişkiler bulundu.
Bu bulgular araştırma açısından ilgi çekicidir; ancak tek merkezli retrospektif bir ilişkinin rutin klinik test haline gelmesi için dış doğrulama, önceden belirlenmiş analizler ve farklı popülasyonlarda tekrarlanma gerekir.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42486997/ ↗
FIRES gibi çok özel hasta grupları
Yine 2026'da yayımlanan, febril enfeksiyonla ilişkili epilepsi sendromu (FIRES) bulunan 36 çocuğu değerlendiren retrospektif çalışmada, immünoterapi sonrasındaki SII ile prognoz arasında ilişki bildirildi.
FIRES son derece ağır ve özel bir klinik tablodur. Bu çalışmada elde edilen eşikler ve ilişkiler, genel epilepsi popülasyonuna veya sağlıklı çocuklara taşınamaz.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42551214/ ↗
NLR ile NLRP3 aynı şey değildir
Bu iki terim isim benzerliği nedeniyle sık karıştırılır.
- NLR, nötrofil/lenfosit oranıdır ve hemogramdan hesaplanır.
- NLRP3, hücre içi bağışıklık sinyalleşmesinde yer alan bir inflammazom kompleksinin adıdır.
2015'te yayımlanan deneysel çalışmada keton cismi beta-hidroksibütiratın NLRP3 inflammazom aktivasyonunu bazı hücre ve hayvan modellerinde baskıladığı gösterildi.
📚 Kaynak:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25686106/ ↗
Bu bulgu önemli bir mekanizma hipotezi oluşturmuştur. Fakat şu sonuçlar çıkarılamaz:
- Beta-hidroksibütirat NLR oranını mutlaka düşürür.
- NLR düşerse NLRP3 inflammazomu baskılanmıştır.
- Ketojenik diyet epilepside yalnızca bu mekanizmayla çalışır.
- Deneysel modeldeki sonuç, her çocukta klinik olarak aynıdır.
NLR ve NLRP3 farklı ölçüm düzeylerinde, farklı biyolojik kavramlardır.
Ketojenik diyet bağışıklık ve inflamasyon göstergelerini etkileyebilir mi?
Ketojenik diyetin nöbet azaltıcı etkisinin altında tek bir mekanizma yoktur. Enerji metabolizması, nörotransmisyon, iyon kanalları, mitokondri işlevi, bağırsak mikrobiyotası ve bağışıklık sinyalleşmesi araştırılan alanlar arasındadır.
Bazı pediatrik çalışmalar bağışıklıkla ilişkili değişiklikler bildirmiştir:
- Ni ve arkadaşları, dirençli çocukluk çağı epilepsisinde Th17/Treg dengesizliğinin ketojenik diyet sonrasında kısmen tersine döndüğünü bildirdi.
- Thambi ve arkadaşları, ilaçlara dirençli epilepsisi olan 21 çocukta bir yıllık ketojenik diyet sonrasında serum IL-1β ve IL-6 düzeylerinde azalma saptadı; ancak sitokinlerdeki azalma ile nöbet azalması arasında korelasyon bulunmadı.
- Wickström ve arkadaşları, 21 çocukta üç aylık tedavi sonrasında beyin omurilik sıvısında ölçülen 34 sitokin ve kemokinden dokuzunda %7–27 azalma gözledi. Değişimler yanıt veren ve vermeyen çocuklar arasında farklı değildi; beta-hidroksibütirat düzeyleri de nöbet yanıtıyla ilişkili değildi.
- Dahlin ve arkadaşları, 28 çocukluk gözlemsel çalışmada bağırsak mikrobiyotası ve inflamasyon profilleri ile ketojenik diyete yanıt arasında araştırma amaçlı örüntüler bildirdi.
📚 Kaynaklar:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27061881/ ↗
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34339942/ ↗
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34597959/ ↗
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35598439/ ↗
Bu çalışmalar, ketojenik diyet sırasında bağışıklıkla ilişkili biyolojik değişikliklerin olabileceğini destekler. Ancak henüz şu sonuca ulaşmak için yeterli değildir:
NLR, SII veya SIRI ketojenik diyet yanıtını rutin olarak öngören ya da izleyen doğrulanmış klinik biyobelirteçlerdir.
Bunun için daha büyük, prospektif, çok merkezli, yaşa göre standardize edilmiş ve örnekleme zamanını kontrol eden çalışmalar gerekir.
Epilepside ketojenik diyetin olası mekanizmalarını daha geniş çerçevede okumak için epilepside ketojenik diyetin nasıl çalıştığını anlatan makaleye bakılabilir.
Doğa Akçayöz'ün yüksek lisans araştırması bu konunun neresinde?
Doğa Akçayöz'ün yüksek lisans çalışmasının başlığı:
Retrospective Evaluation of Changes in Hemogram-Based Inflammatory Indicators in Pediatric Epilepsy Patients with a Ketogenic Diet
şeklindedir.
Bu çalışma, ketojenik diyet uygulanan pediatrik epilepsi hastalarında hemogram temelli NLR, SII ve SIRI gibi indekslerin zaman içindeki değişimini retrospektif olarak değerlendirme fikrine dayanır.
Bu tür göstergelerin araştırmada seçilmesinin bazı pratik nedenleri vardır:
- rutin hemogramdan hesaplanabilmeleri,
- ek invaziv işlem gerektirmemeleri,
- geriye dönük veri setlerinde erişilebilir olmaları,
- sistemik bağışıklık örüntülerini keşifsel olarak incelemeye imkân vermeleri.
Fakat retrospektif bir tasarımın önemli sınırları da vardır:
- örnekleme zamanı standart olmayabilir,
- enfeksiyon ve ilaç gibi karıştırıcılar tamamen kontrol edilemeyebilir,
- eksik veri bulunabilir,
- gözlenen değişim nedenselliği kanıtlamaz,
- periferik kan indeksi doğrudan nöroinflamasyon ölçümü değildir.
Bu makalede Doğa Akçayöz'ün tezine ait doğrulanmamış örneklem sayısı, sonuç, p değeri veya etki büyüklüğü yayınlanmamaktadır. Tez sonuçları resmi akademik kaynaktan doğrulanmadan klinik iddia olarak kullanılmamalıdır.
Doğa Akçayöz'ün akademik çizgisi ve diğer çalışmaları için Doğa Akçayöz’ün bilimsel çalışmaları sayfası incelenebilir.
Bir araştırma makalesini okurken hangi sorular sorulmalı?
NLR, SII veya SIRI içeren bir çalışmayı değerlendirirken yalnızca “istatistiksel olarak anlamlı mı?” sorusu yeterli değildir.
1. Çalışma hangi popülasyonda yapıldı?
Erişkin kanser hastalarında geliştirilen eşik, sağlıklı çocuklara veya pediatrik epilepsiye taşınamaz. Epilepsi sendromları da kendi içinde heterojendir.
2. Kan ne zaman alındı?
Nöbetten hemen sonra, 24 saat sonra ve nöbetsiz bir dönemde alınan örneklerin aynı sonucu vermesi beklenmez.
3. Enfeksiyon ve ateş dışlandı mı?
Akut enfeksiyon hücre sayılarını ciddi biçimde değiştirebilir. Bu durum yeterince kontrol edilmediyse sonuçların yorumu zayıflar.
4. İlaçlar dikkate alındı mı?
Kortikosteroid, ACTH, antiseizure ilaçlar ve başka tedaviler hemogramı veya inflamatuvar yanıtı etkileyebilir.
5. Yaşa özgü yaklaşım kullanıldı mı?
Çocuklarda yaş dağılımı genişse, tek bir eşik veya ortalama yanıltıcı olabilir.
6. İndeksi oluşturan hücreler ayrı raporlandı mı?
NLR değiştiyse bunun nötrofil artışı mı, lenfosit azalması mı olduğu görülmelidir. SII ve SIRI için trombosit ve monosit bileşenleri de önemlidir.
7. Etki büyüklüğü ve güven aralığı nedir?
Sadece p değerinin 0,05'in altında olması, farkın klinik olarak büyük veya yararlı olduğu anlamına gelmez.
8. Çoklu test düzeltmesi yapıldı mı?
Aynı veri setinde çok sayıda hücre, oran, zaman noktası ve alt grup test edilirse tesadüfi anlamlılık riski artar.
9. Eşik önceden mi belirlendi?
Aynı veri içinde “en iyi” eşik bulunup yine aynı veride başarı gösterilmesi aşırı iyimser sonuç verebilir. Dış doğrulama gerekir.
10. Sonuç başka merkezlerde tekrarlandı mı?
Bir biyobelirtecin klinik kullanıma girmesi için farklı laboratuvarlarda, farklı popülasyonlarda ve prospektif tasarımlarda doğrulanması gerekir.
En sık yapılan yanlış yorumlar
“NLR yüksekse gizli inflamasyon vardır”
Yanlış. NLR birçok fizyolojik ve klinik etkenden değişebilir. Tek bir yüksek oran, inflamasyonun nedeni veya yeri hakkında tanı koymaz.
“SII düştüyse diyet işe yaradı”
Yanlış. Bir değişimin tedaviye bağlı olduğunu göstermek için zamanlama, enfeksiyon, ilaçlar, büyüme ve klinik sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir.
“Çocuklar için tek bir normal NLR vardır”
Yanlış. Yaş, popülasyon ve laboratuvar yöntemi önemlidir. Yerel bir referans aralığı evrensel eşik değildir.
“Periferik kan indeksi beyin inflamasyonunu ölçer”
Yanlış. Dolaşımdaki hücre oranları, beyin dokusu veya beyin omurilik sıvısının doğrudan ölçümü değildir.
“İstatistiksel anlamlılık klinik yarar demektir”
Yanlış. Etki büyüklüğü, belirsizlik, doğrulama ve gerçek karar değerine bakılmalıdır.
“İlişki bulunduysa neden kanıtlanmıştır”
Yanlış. Özellikle retrospektif ve gözlemsel çalışmalar nedensellik göstermez.
Kendi tahlilimde NLR, SII veya SIRI yüksekse ne yapmalıyım?
Öncelikle tek bir oran üzerinden diyet, ilaç veya takviye değiştirilmemelidir.
Hemogram sonucu:
- mutlak hücre sayıları,
- laboratuvarın referans aralıkları,
- yaş,
- yakın enfeksiyon veya ateş,
- nöbet zamanı,
- kullanılan ilaçlar,
- klinik belirtiler
ile birlikte hekim tarafından değerlendirilmelidir.
NLR, SII veya SIRI çoğu laboratuvar raporunda rutin klinik karar parametresi olarak yer almaz; çoğunlukla sonradan hesaplanan araştırma göstergeleridir.
Bir beslenme değerlendirmesinde laboratuvar bulguları ve kan tahlillerinin kişiye özel beslenmede nasıl kullanıldığı önemlidir, ancak kişiye özgü beslenme değerlendirmesi tek bir orana dayanmaz. Sağlık öyküsü, büyüme, besin tüketimi, ilaçlar, semptomlar ve klinik hedefler birlikte ele alınır.
Uzman Diyetisyen Doğa Akçayöz'den Not
Hemogram temelli inflamasyon indekslerini araştırmamın nedeni, bu göstergelerin “tek bir kan testiyle her şeyi açıklaması” değildir. Tam tersine, kolay ulaşılabilen verilerin bilimsel olarak ne kadar dikkatli yorumlanması gerektiğini görmek bu alanı önemli kılar.
Pediatrik epilepsi ve medikal ketojenik diyet söz konusu olduğunda benim için temel sorular şunlardır:
Kan örneği ne zaman alındı? Çocuk yakın zamanda nöbet geçirdi mi? Enfeksiyon var mıydı? Yaşı ve büyüme durumu neydi? Hangi ilaçları kullanıyordu? İndeksi oluşturan nötrofil, lenfosit, monosit ve trombosit sayıları ayrı ayrı nasıl değişti? Klinik nöbet yanıtı ve epilepsili çocuklarda beslenme, EEG ve nöbet kontrolü seyriyle aynı yönde bir değişim var mıydı?
NLR, SII ve SIRI bu soruların yerine geçmez. Ancak iyi tasarlanmış bir araştırmada, diğer klinik verilerle birlikte ele alındığında yeni hipotezler oluşturabilir.
Bu nedenle benim yaklaşımım:
Bir oranı tanı gibi kullanmak değil, verinin hangi koşullarda oluştuğunu ve hangi soruya gerçekten cevap verebildiğini araştırmaktır.
Pediatrik nöroloji beslenmesi ve laboratuvar verileri, çocuk nörolojisi ekibiyle multidisipliner biçimde değerlendirilmelidir.
Bu indeksler ne yapabilir, ne yapamaz?
Araştırmada katkı sağlayabilecekleri alanlar
- Rutin hemogram verilerinden düşük maliyetli keşifsel göstergeler üretmek,
- gruplar veya zaman noktaları arasındaki örüntüleri incelemek,
- daha ileri biyobelirteç çalışmalarına hipotez oluşturmak,
- uygun tasarımda klinik sonuçlarla ilişkileri araştırmak.
Yapamayacakları
- Tek başına inflamasyon tanısı koymak,
- inflamasyonun kaynağını veya yerini belirlemek,
- nöroinflamasyonu doğrudan ölçmek,
- epilepsi tanısı koymak,
- çocuğun nöbet geçireceğini kesin öngörmek,
- ketojenik diyetin işe yarayıp yaramadığını tek başına göstermek,
- ilaç veya beslenme tedavisi kararı vermek,
- her çocuk için geçerli evrensel bir eşik sunmak.
Sonuç
NLR, SII ve SIRI, rutin hemogramdaki nötrofil, lenfosit, monosit ve trombosit sayılarını bir araya getiren türetilmiş araştırma indeksleridir.
Kolay hesaplanmaları onları bilimsel çalışmalar için çekici hale getirir. Fakat biyolojik ve metodolojik belirsizlikleri ortadan kaldırmaz.
Çocuklarda doğru yorum için:
- yaşa özgü kan hücresi dağılımları,
- örnekleme zamanı,
- enfeksiyon ve ateş,
- nöbetin akut etkisi,
- ilaçlar,
- laboratuvar yöntemi,
- indeksi oluşturan hücrelerin ayrı değerleri,
- klinik ve elektrofizyolojik sonuçlar
birlikte değerlendirilmelidir.
Epilepsi ve ketojenik diyet araştırmalarında bu indeksler umut verici keşif araçları olabilir. Ancak bugün için tek bir NLR, SII veya SIRI değerinin inflamasyon, nöroinflamasyon ya da tedavi yanıtı tanısı koyduğu söylenemez.
Bilimsel açıdan en doğru soru:
“Bu rakam yüksek mi?”
sorusundan önce:
“Bu rakam hangi hücresel değişikliklerden, hangi zamanda, hangi klinik koşullarda ve hangi yöntemle oluştu?”
sorusunu sormaktır.
==================================================
📚 Bilimsel Kaynaklar
- Zahorec R Ratio of neutrophil to lymphocyte counts—rapid and simple parameter of systemic inflammation and stress in critically ill Bratislavské lekárske listy. 2001;102(1):5–14. PubMed ↗
- Hu B, Yang XR, Xu Y, et al. Systemic immune-inflammation index predicts prognosis of patients after curative resection for hepatocellular carcinoma Clinical Cancer Research. 2014;20(23):6212–6222. PubMed ↗ DOI: 10.1158/1078-0432.CCR-14-0442 ↗
- Qi Q, Zhuang L, Shen Y, et al. A novel systemic inflammation response index (SIRI) for predicting the survival of patients with pancreatic cancer after chemotherapy Cancer. 2016;122(14):2158–2167. PubMed ↗ DOI: 10.1002/cncr.30057 ↗
- Moosmann J, Krusemark A, Dittrich S, et al. Age- and sex-specific pediatric reference intervals for neutrophil-to-lymphocyte ratio, lymphocyte-to-monocyte ratio, and platelet-to-lymphocyte ratio International Journal of Laboratory Hematology. 2022;44(2):296–301. PubMed ↗ DOI: 10.1111/ijlh.13768 ↗
- Zhang X, Song Y, Yin M, Zhang L Establishment of age-specific reference intervals for peripheral blood SII, NLR, PLR, and LMR in healthy children BMC Immunology. 2026;27(1):22. PubMed ↗ DOI: 10.1186/s12865-025-00797-2 ↗
- Aydogan M, Aydogan A, Kara B, Basim B, Erdogan S Transient peripheral leukocytosis in children with afebrile seizures Journal of Child Neurology. 2007;22(1):77–79. PubMed ↗ DOI: 10.1177/0883073807299961 ↗
- Güneş M, Büyükgöl H Relationship between generalized epileptic seizure and neutrophil/lymphocyte ratio, platelet/lymphocyte ratio, and neutrophil mediated inflammation International Journal of Neuroscience. 2020;130(11):1095–1100. PubMed ↗ DOI: 10.1080/00207454.2020.1722662 ↗
- Li H, Yang Y, Hu M, et al. The correlation of temporal changes of neutrophil-lymphocyte ratio with seizure severity and the following seizure tendency in patients with epilepsy Frontiers in Neurology. 2022;13:964923. PubMed ↗ DOI: 10.3389/fneur.2022.964923 ↗
- Huang Q, Zhang Z, Fan R, Liu S, Zheng W, Xiao F Association of blood count-derived immunoinflammatory makers and risk of epilepsy: A prospective cohort of 497,291 participants Seizure. 2024;123:9–16. PubMed ↗ DOI: 10.1016/j.seizure.2024.10.006 ↗
- Tang T, Qiu H, Lyu Y, Yan W, Zhai X Peripheral blood inflammatory biomarkers and response to vagus nerve stimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A retrospective cohort study European Journal of Pediatrics. 2026;Online publication, 23 July 2026. PubMed ↗ DOI: 10.1007/s00431-026-07256-z ↗
- Wang J, Cheng M, Liu Y, Liu Y, Xie L, Jiang L Total bilirubin-to-albumin ratio and systemic immune inflammation index as prognostic indicators in children with febrile infection-related epilepsy syndrome European Journal of Paediatric Neurology. 2026;64:20–32. PubMed ↗ DOI: 10.1016/j.ejpn.2026.07.009 ↗
- Youm YH, Nguyen KY, Grant RW, et al. The ketone metabolite β-hydroxybutyrate blocks NLRP3 inflammasome-mediated inflammatory disease Nature Medicine. 2015;21(3):263–269. PubMed ↗ DOI: 10.1038/nm.3804 ↗
- Ni FF, Li CR, Liao JX, et al. The effects of ketogenic diet on the Th17/Treg cells imbalance in patients with intractable childhood epilepsy Seizure. 2016;38:17–22. PubMed ↗ DOI: 10.1016/j.seizure.2016.03.006 ↗
- Thambi M, Nathan J, Bailur S, Unnikrishnan MK, Ballal M, Radhakrishnan K Is the antiseizure effect of ketogenic diet in children with drug-resistant epilepsy mediated through proinflammatory cytokines? Epilepsy Research. 2021;176:106724. PubMed ↗ DOI: 10.1016/j.eplepsyres.2021.106724 ↗
- Wickström R, Ygberg S, Lindefeldt M, Dahlin M Altered cytokine levels in cerebrospinal fluid following ketogenic diet of children with refractory epilepsy Epilepsy Research. 2021;177:106775. PubMed ↗ DOI: 10.1016/j.eplepsyres.2021.106775 ↗
- Dahlin M, Singleton SS, David JA, et al. Higher levels of Bifidobacteria and tumor necrosis factor in children with drug-resistant epilepsy are associated with anti-seizure response to the ketogenic diet EBioMedicine. 2022;80:104061. PubMed ↗ DOI: 10.1016/j.ebiom.2022.104061 ↗
Bilimsel ve Kişiye Özgü Beslenme Değerlendirmesi
Laboratuvar sonuçları tek başına bir beslenme planı oluşturmaz. Sağlık öyküsü, büyüme-gelişim, kullanılan ilaçlar, beslenme düzeni ve klinik hedefler birlikte değerlendirilerek kişiye uygun ve uygulanabilir bir planlama yapılabilir.